Bir tarafın yabancı uyruklu olduğu ya da evliliğin yurt dışında gerçekleştiği aile hukuku işlemlerinde, yalnızca Türk medeni hukukunun değil; milletlerarası özel hukuk kurallarının da gözetilmesi gerekir. Bu tür uyuşmazlıklar; hangi ülke mahkemesinin yetkili olduğu, hangi ülke hukukunun uygulanacağı ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de geçerlilik kazanıp kazanamayacağı gibi birden fazla hukuki katmanı aynı anda barındırır.
Antalya’da yabancılık unsurlu aile davalarının yoğun biçimde gündeme geldiği görülmektedir. Kenti bir yaşam alanı olarak seçen ya da tatil dönemlerinde burada bulunan yabancı uyruklu kişilerin, zaman içinde Türk vatandaşlarıyla evlendiği ya da Türkiye’de aile uyuşmazlıklarına taraf olduğu bilinmektedir. Antalya Aile Avukatı olarak Av. Pınar Yılmaz Büyükurgancı, bu tür dosyaları 2005’ten bu yana sürdürdüğü aile hukuku pratiğinin bir parçası olarak ele almaktadır.
Yabancılık Unsuru Aile İşlemlerini Nasıl Etkiler?
Yabancılık unsuru; taraflardan birinin yabancı uyruklu olması, evliliğin ya da boşanmanın yurt dışında gerçekleşmesi, ortak çocuğun yurt dışında ikamet etmesi veya mal varlığının başka bir ülkede bulunması gibi durumları kapsar. Bu unsurlardan herhangi birinin varlığı, hukuki sürecin yalnızca iç hukuk kurallarına göre yürütülemeyeceği anlamına gelir.
Türkiye’de bu alanı düzenleyen temel kaynak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun‘dur (MÖHUK). Kanun; hangi ülke mahkemesinin yetkili olduğunu, yetkili mahkemenin hangi ülkenin hukukunu uygulayacağını ve yabancı kararların Türkiye’de nasıl tanınıp icra edileceğini belirleyen genel çerçeveyi ortaya koyar. Ancak her davanın koşulları farklı olduğundan, bu çerçevenin somut olaya nasıl yansıyacağı önceden kesin biçimde belirlenemez.
Pratikte en sık karşılaşılan güçlük, belge ve usul farklılıklarından kaynaklanır. Yurt dışında düzenlenmiş nüfus kayıtları, evlilik cüzdanları, mahkeme kararları ve vesayet belgeleri Türkiye’de doğrudan geçerli sayılmaz; apostil, tercüme ve tasdik işlemlerinden geçmesi gerekir. Bu gereksinimlerin karşılanmaması süreci önemli ölçüde uzatabilir. Gerekli belgeler ve apostil süreci hakkında ayrıntılı bilgiye Yabancı Aile İşlem Belgeleri sayfasından ulaşılabilir.
Öte yandan Türk mahkemelerinin uluslararası yetki kuralları da dikkat gerektiren bir başlıktır. Türkiye’deki yerleşim yeri, davalının Türk vatandaşlığı taşıması ya da evliliğin son yerleşim yerinin Türkiye olması gibi bağlama noktaları, Türk mahkemelerinin yetkisini doğurabilir. Bununla birlikte dava yurt dışında da açılabilir ya da her iki ülkede eş zamanlı süreçler yürütülebilir; bu durum hukuki çakışma ve tanıma sorunu yaratır.
Yabancı Taraflı Aile Uyuşmazlıklarında Uygulanacak Hukuk
MÖHUK, aile hukuku uyuşmazlıklarının farklı başlıkları için ayrı bağlama kuralları öngörür. Uygulanacak hukukun belirlenmesi; boşanma, velayet, nafaka ve evlilik malları gibi konularda birbirinden ayrışan kriterler içerdiğinden, aynı dosya içinde birden fazla ülkenin hukuku gündeme gelebilir.
Boşanma ve ayrılık davalarında MÖHUK m. 14 temel kuraldır. Buna göre eşlerin müşterek millî hukuku öncelikle uygulanır; millî hukukların farklı olması hâlinde müşterek mutad mesken hukuku devreye girer. Her iki koşulun da karşılanamaması durumunda Türk hukukuna başvurulur. Yabancı eşten Türkiye’de boşanma veya yurt dışı mahkeme kararının tanınması-tenfizi konularındaki ayrıntılar, bu sayfada derinlemesine ele alınmamaktadır; ilgili süreçler için [Antalya Tanıma Tenfiz Avukatı] sayfasını inceleyebilirsiniz.
Velayet ve kişisel ilişki meselesinde çocuğun mutad mesken hukuku belirleyici olur. Ancak çocuğun bir ülkeden diğerine izinsiz götürülmesi ya da geri getirilmemesi söz konusuysa tablo farklılaşır; bu durum ayrı bir uluslararası sözleşme rejimi olan 1980 tarihli La Haye Sözleşmesi kapsamına girebilir. Uluslararası velayet ve çocuk kaçırma davalarına özgü değerlendirme için Uluslararası Velayet ve Çocuk Kaçırma sayfasına bakılabilir.
Nafaka uyuşmazlıklarında MÖHUK m. 18 uyarınca, kural olarak nafaka alacaklısının mutad mesken hukuku uygulanır. Tarafların farklı ülkelerde oturması veya nafaka kararının yurt dışında verilmiş olması gibi durumlarda ise kararın Türkiye’de icra edilebilirliği ayrıca değerlendirilmesi gereken bir mesele hâline gelir.
Evlilik malları bakımından eşlerin evlenmeden önce seçtikleri hukuk, yoksa müşterek millî hukuk ya da mutad mesken hukuku uygulanır. Yurt dışında edinilmiş taşınmazlar veya banka hesapları söz konusu olduğunda bu belirlemin pratik önemi daha da artar.
Yabancı taraflı davalarda kamu düzeni çekincesi de göz ardı edilmemesi gereken bir konudur. Yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı sonuçlar doğuracaksa mahkeme bu hukuku uygulamaktan kaçınır ve Türk hukukunu ikame eder (MÖHUK m. 5). Bu çekince yargı kararlarında zaman zaman gündeme gelmekte, özellikle aile birliği ve çocuk menfaatine ilişkin konularda belirleyici olabilmektedir.
Yabancıyla evliliğe özgü hukuk seçimi ve statü sorunlarına ilişkin kapsamlı bilgiye Yabancıyla Evlilik Hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz.
İlgili Alt Konular İçin Yönlendirme
Yabancılık unsurlu aile hukuku işlemleri, kendi içinde birbirinden ayrışan alt başlıklar barındırır. Bu başlıkların her biri hem farklı hukuki rejimler hem de farklı usul adımları gerektirdiğinden, ilgili sayfalar konuyu bağımsız biçimde ele almaktadır.
Antalya’daki yabancı taraflı aile davalarının yerel boyutunu ve sık karşılaşılan pratik sorunları araştıranlar için Antalya Yabancı Aile Davaları sayfası ayrıca hazırlanmıştır.
Aile hukukundaki diğer süreçler — boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi başlıklar — genel aile hukuku sayfasında ele alınmaktadır. Yabancılık unsuru içermeyen ya da karma nitelik taşıyan dosyalar için Aile Hukuku sayfasını inceleyebilirsiniz.
Yabancılık unsurlu bir aile hukuku sürecinde hukuki değerlendirme ve destek için Büyükurgancı Yılmaz Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Türkiye’de yabancı uyruklu biriyle açılan boşanma davasında hangi mahkeme yetkilidir?
Türk mahkemelerinin yetkisi, davalının Türkiye’de yerleşim yeri ya da sakin olması, taraflardan birinin Türk vatandaşı olması veya evliliğin son müşterek ikametinin Türkiye’de bulunması gibi bağlama noktalarına dayanır. Bu koşullardan hiçbiri karşılanmıyorsa dava başka bir ülke mahkemesinde açılmak durumunda kalınabilir. Somut durumun doğru değerlendirilmesi için hukuki inceleme gereklidir.
Yurt dışında yapılan evliliğin Türkiye’de geçerliliği nasıl sağlanır?
Yurt dışında kıyılan evliliklerin Türkiye’de nüfus kaydına işletilmesi gerekir. Bunun için evlilik belgesinin ilgili ülkenin yetkili makamınca düzenlenmiş, apostil şerhi taşıyan ve Türkçeye yeminli tercüme edilmiş hâlde sunulması istenir. Belge gereksinimleri ülkeye ve evliliğin yapıldığı yere göre farklılaşabilir.
Yabancı mahkemede alınan nafaka kararı Türkiye’de uygulatılabilir mi?
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Tenfiz davasında mahkeme, kararın Türk kamu düzenine aykırılık, taraf haklarının korunup korunmadığı ve karşılıklılık gibi ölçütleri inceler. Bu koşulların tamamı sağlandığında yabancı nafaka kararı Türkiye’de uygulanabilir hâle gelir.





















