Mal Ayrılığı ve Diğer Mal Rejimi Türlerinin Seçilmesi

Mal Ayrılığı ve Diğer Mal Rejimi Türlerinin Seçilmesi
Mal Ayrılığı ve Diğer Mal Rejimi Türlerinin Seçilmesi
Kategori : Faydalı Bilgiler
Etiketler : Aile Hukuku

Evlilik süresince eşlerin mal varlıkları üzerindeki hakları, seçilen mal rejimine göre belirlenir. Türk Medeni Kanunu, eşlere yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma yerine farklı bir rejimi sözleşmeyle benimseme imkânı tanımaktadır. Bu seçim; ileride doğabilecek ayrılık, miras veya alacak uyuşmazlıklarında son derece belirleyici olduğundan, evlilik öncesinde veya evlilik içinde bilinçli biçimde yapılması önem taşır.

Kanunda Öngörülen Mal Rejimi Türleri

Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi, yasal mal rejimini edinilmiş mallara katılma olarak belirlemiştir. Eşler herhangi bir sözleşme yapmaksızın evlenirse bu rejim kendiliğinden uygulanır. Yasal rejimde her eşin evlilik süresince elde ettiği kazanımlar üzerinde diğer eşin katılma alacağı hakkı doğar; buna karşın evlilikten önce sahip olunan mallar ile miras ve bağış yoluyla edinilen mallar kişisel mal sayılır.

Eşler TMK m. 202/2 ve 203 uyarınca, evlenmeden önce veya sonra yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle bunun yerine üç seçimlik rejimden birini tercih edebilir:

  • Mal ayrılığı (TMK m. 242): Her eş kendi mallarını yönetir, kullanır ve tasarruf eder; evlilik sona erdiğinde diğer eşin mal varlığı üzerinde herhangi bir katılma ya da paylaşma hakkı doğmaz.
  • Paylaşmalı mal ayrılığı (TMK m. 244): Yönetim ve tasarruf bakımından mal ayrılığına benzer; ancak rejim kurulduktan sonra edinilip ailenin ortak kullanımına özgülenen mallar ile ailenin ekonomik geleceğine yönelik yatırımlar, rejim sona erdiğinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır (TMK m. 250); paylaştırma dışı bir malın edinilmesine katkıda bulunan eş ise katkısı oranında hakkaniyete uygun bedel isteyebilir (TMK m. 249).
  • Mal ortaklığı (TMK m. 256): Genel mal ortaklığında eşlerin kanunen kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ve gelirleri ortaklık mallarını oluşturur; eşler bu mallara bölünmemiş bir bütün olarak sahip olur ve hiçbir eş ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf edemez (TMK m. 257). Olağan yönetim dışındaki işlemler birlikte veya birinin diğerinin rızasıyla yapılır (TMK m. 263); sözleşmeyle sınırlı mal ortaklığı da kabul edilebilir (TMK m. 258-259).

Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma, evlilik içinde üretilen değere katılımı esas aldığından çalışan ya da hane içinde emek harcayan eş açısından koruyucu bir işlev görür. Seçimlik rejimler ise tarafların mal varlığı yapısına ve geleceğe yönelik planlarına göre farklı ihtiyaçlara yanıt verir.

Seçimlik Rejimlerin Sözleşmeyle Belirlenmesi

Seçimlik rejimlerden birinin geçerli olabilmesi için eşlerin yazılı bir evlilik sözleşmesi yapması zorunludur. TMK m. 205 uyarınca bu sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve taraflarca, gerektiğinde yasal temsilcilerince de imzalanır; taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir. Sözleşme yapabilmek için ayırt etme gücü gerekir; küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır (TMK m. 204). Sözleşmenin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilerleyen süreçte taraflardan birinin seçilen rejime itiraz etmesi hâlinde belirleyici hâle gelebilir.

Evlilik sözleşmesi evlenmeden önce yapılabileceği gibi evlilik süresince de değiştirilebilir. Evlilik öncesi yapılan sözleşme evlenme anından itibaren hüküm doğurur; evlilik içinde yapılan sözleşme için kanunda bir tescil şartı bulunmaz; önceki mal rejimi, başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer (TMK m. 225). Her iki durumda da sözleşmenin içeriği, kapsamı ve olası sonuçları eşler tarafından değişiklik yapılmadan önce değerlendirilmelidir.

Evlilik sözleşmesinin şekil şartları ve noter sürecine ilişkin ayrıntılı bilgiye Evlilik Sözleşmesi sayfasından ulaşabilirsiniz.

Hangi Durumda Hangi Rejim Tercih Edilir?

Mal rejimi tercihi, eşlerin bireysel ve ortaklaşa mal varlığı yapısına, mesleki durumlarına, işletme sahipliğine ve aile planlarına göre farklılık gösterir. Somut koşullar değiştiğinden genel geçer bir “doğru rejim” yoktur; ancak uygulamada bazı durumların belirli rejimleri ön plana çıkardığı görülmektedir.

Mal ayrılığı en sık şu durumlarda değerlendirilen seçenek olarak gündeme gelir:

  • Eşlerden birinin ya da her ikisinin evlilikten önce veya evlilik içinde bağımsız bir işletmesi, şirketi ya da mesleki faaliyeti varsa,
  • Önemli miktarda bireysel borç ya da alacak ilişkisi söz konusuysa ve bu yükümlülüklerin diğer eşe yansımasının önüne geçilmek isteniyorsa,
  • Eşler birbirinden bağımsız mal varlığı yönetimini tercih ediyorsa.

Bu rejimde evlilik sona erdiğinde taraflar yalnızca kendi adlarına kayıtlı malları alır; diğer eşin mal varlığında katılma alacağı ya da paylaşma hakkı doğmaz. Bu durum mal ayrılığını belirli koşullarda koruyucu kılarken, evlilik içinde ekonomik açıdan daha az aktif olan eş için olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Paylaşmalı mal ayrılığı, yönetim serbestisi ile ortak edinimden kaynaklanan paylaşım hakkını birlikte sağlamak isteyen eşler için orta bir yol sunar. Evlilik süresince her eş kendi mal varlığını bağımsız yönetir; ancak aileye özgülenen mallar ve aile yatırımları sona erme hâlinde eşit olarak paylaşılır, paylaştırma dışı mala katkıda bulunan eş de katkısı oranında bedel isteyebilir (TMK m. 249-250).

Mal ortaklığı ise mal varlığını fiilen birleştirmek isteyen ve ortak ekonomik yaşamı hukuki zemine oturtmayı tercih eden eşler arasında uygulanabilir. Ancak bu rejimde önemli işlemlerin her ikisinin de onayını gerektirmesi, günlük tasarruf özgürlüğünü kısıtlayabilir.

Herhangi bir sözleşme yapılmaksızın evlenen ya da sözleşmede rejimi belirsiz bırakan eşlere yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır. Bu rejim, evlilik içinde elde edilen değerlerin paylaşımını esas aldığından, eşlerden birinin hane içi emeğinin ekonomik karşılığı olarak değerlendirildiği durumlarda kural olarak daha koruyucu sonuçlar doğurabilir.

Mal rejimi seçiminin aile hukukundaki diğer süreçlerle — özellikle Antalya Aile Hukuku Avukatı desteğiyle yürütülmesi gereken uyuşmazlıklarla — ilişkisi bulunabilir. Büyükurgancı Yılmaz Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu, mal rejimi tercihine ilişkin değerlendirmeleri aile hukuku pratiği içinde ele almaktadır.

Çalışma Saatleri

Pazartesi–Cuma: 09:00 – 19:00
Cumartesi: 12:00 – 16:00
Pazar: Kapalı

boşanmada maddi manevi tazminat
boşanmada maddi manevi tazminat

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, evlilik birliğinin sona ermesi sürecinde kusurlu eşin diğer tarafa verdiği zararları karşılamaya…
antalya boşanma avukatı
antalya boşanma avukatı

Boşanma Avukatına Sor

Avukat Pınar Yılmaz Büyükurgancı ile soru sormak ve destek almak için Antalya Avukat ve Arabulucu Pınar Yılmaz…