Evlilik sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği içinde edinilen ve mevcut mallara ilişkin hukuki düzeni kendilerinin belirleyebildiği, Türk Medeni Kanunu‘nun 203–205. maddelerinde düzenlenen bir mal rejimi sözleşmesidir (mal rejimlerine ilişkin hükümler m.202–281 arasındadır). Sözleşme yapılmadığı durumlarda kanunun öngördüğü yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerli hale gelir.
Bu sayfa, evlilik sözleşmesinin hukuki niteliğini, nasıl yapıldığını ve hangi konuları kapsayabileceğini ele almaktadır. Mal rejimi türleri arasındaki seçim ve evlilik sona erdiğinde malların nasıl tasfiye edileceği ise ayrı konular olup bu sayfada yalnızca ana hatlarıyla değinilmektedir.
Evlilik Sözleşmesinin Kapsamı ve Hukuki Niteliği
Mal rejimi sözleşmesi, özünde eşler arasındaki mülkiyet ilişkilerini düzenleyen bir aile hukuku sözleşmesidir. Genel sözleşme hukukundan farklı olarak bu sözleşme; tarafların kimliğini, ehliyetini ve sözleşmenin biçimini düzenleyen özel kurallara tabidir.
Türk Medeni Kanunu, mal rejimi olarak dört seçenek sunmaktadır: edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Eşler bu rejimlerden birini seçebilir ya da kanunun izin verdiği ölçüde kendi aralarında özel düzenlemeler yapabilirler. Hangi rejimin somut koşullara daha uygun olduğuna ilişkin değerlendirme, mal rejimi seçimi konusunu ayrıca incelemeyi gerektirir.
Sözleşmenin kurulabilmesi için her iki tarafın da ayırt etme gücüne sahip olması gerekir (TMK m.204). Kısıtlıların ve küçüklerin sözleşme yapabilmesi yasal temsilcilerinin rızasına bağlıdır. Kural olarak ayırt etme gücünden yoksun kişiler bu sözleşmeyi bizzat yapamaz.
Türk Medeni Kanunu’nda ayrı bir mal rejimi sicili öngörülmemiştir; ancak mal rejiminin kurulması veya değiştirilmesi, eşlerin alacaklılarının üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m.213).
Sözleşmenin Yapılma Şekli ve Noter Şartı
Türk Medeni Kanunu’nun 205. maddesi, mal rejimi sözleşmesinin geçerliliğini resmî şekle bağlamıştır. Buna göre sözleşmenin noterde düzenleme ya da onaylama biçiminde yapılması zorunludur; yalnızca yazılı olarak imzalanması yeterli değildir. Bunun istisnası, tarafların evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilmeleridir (TMK m.205).
Noterde düzenleme, sözleşmenin baştan sona noter tarafından kaleme alınarak taraflarca imzalanması anlamına gelir. Onaylama ise eşlerin hazırladığı metnin noter huzurunda imzalanarak tasdik edilmesidir. Her iki yöntemde de noterlik işleminin yapıldığı tarih, sözleşmenin hukuken kurulduğu an olarak kabul edilir.
Şekil koşuluna uyulmadan yapılan mal rejimi sözleşmesi kesin hükümsüzdür; sonradan onaylanması veya fiilen uygulanması bu hükümsüzlüğü gidermez. Bu nedenle sözleşme yapma niyetinde olan eşlerin, taslak hazırlama aşamasından itibaren bir avukattan hukuki destek alması sürecin sağlıklı işlemesi bakımından önem taşır.
Evlilik öncesinde yapılan sözleşme, evliliğin kurulmasıyla birlikte hüküm ifade eder. Evlilik devam ederken de mal rejimi değiştirilebilir (TMK m.203); bu durumda eski rejim, yeni mal rejiminin kabulüyle sona erer (TMK m.225).
Evlilik Sözleşmesiyle Neler Düzenlenebilir?
Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunun öngördüğü sınırlar içinde kalmak kaydıyla çeşitli düzenlemeler yapabilir. Sözleşmeyle belirlenebilecek başlıca konular şunlardır:
Mal rejimi seçimi: Eşler, yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini tercih edebilir. Seçimin hangi kriterlere göre yapılması gerektiği, somut mal varlığına ve aile yapısına göre değişir.
Kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımının düzenlenmesi: Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını ve kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını sözleşmeyle kararlaştırabilir (TMK m.221). Evlilik öncesinde sahip olunan mallar ise zaten kanun gereği kişisel maldır (TMK m.220).
Katılma alacağından feragat veya sınırlama: Mal ortaklığı ya da edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler, rejim sona erdiğinde birbirinden talep edebilecekleri pay üzerinde kanunun çizdiği sınırlar dahilinde özel hükümler koyabilir. Ancak boşanma veya iptal hâlinde artık değere katılmaya ilişkin farklı anlaşmalar, yalnızca mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir ve eşlerin ortak olmayan çocuklarının saklı paylarını zedeleyemez (TMK m.237, m.238).
Mal ortaklığı kapsamının belirlenmesi: Mal ortaklığı seçilmişse hangi malların ortak mülkiyet altına gireceği, hangilerinin eşlerin kişisel malı olarak kalacağı ayrıntılı biçimde sözleşmeye yansıtılabilir.
Bununla birlikte evlilik sözleşmesinin bazı sınırları olduğu da unutulmamalıdır. Sözleşmeyle eşlerin yasal miras haklarına müdahale edilemez; asgari geçim yükümlülükleri ortadan kaldırılamaz; üçüncü kişilerin haklarını zedeleyen düzenlemeler yapılamaz. Ayrıca boşanma hâlinde malların tasfiyesi seçilen mal rejiminin kanuni hükümlerine göre yapılır; artık değere katılmada kanundan farklı bir paylaşım ise ancak mal rejimi sözleşmesinde boşanma hâli için açıkça öngörülmüşse geçerlidir (TMK m.238). Bu konuya ilişkin ayrıntılar boşanmada mal tasfiyesi sayfasında ele alınmaktadır.
Evlilik sözleşmesi hazırlanırken içeriğin kanunla uyumlu olması ve ileride hükümsüzlük ya da yorum sorunlarına yol açmayacak biçimde kaleme alınması kritik önem taşır. Av. Pınar Yılmaz Büyükurgancı’nın çalışma alanında sıklıkla karşılaşılan konulardan biri de tam da bu aşamada, yani sözleşmenin hazırlık sürecinde hukuki değerlendirme yapılmaması nedeniyle sonradan geçersizlik sorunlarının ortaya çıkmasıdır.
Evlilik sözleşmesiyle ilgili olarak aile hukuku süreçleri hakkında daha geniş bir çerçeve için aile hukuku sayfasını ve Antalya aile avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz. Evlilikle ilgili diğer hukuki işlemler için evlilik hukuki işlemleri sayfası da size yol gösterebilir.
Evlilik sözleşmesi evlendikten sonra da yapılabilir mi?
Evet. Mal rejimi sözleşmesi evlilik öncesinde yapılabileceği gibi evlilik devam ederken de düzenlenebilir. Evlilik süresince yapılan sözleşme, noterde imzalandığı andan itibaren hüküm doğurur ve eski rejim yeni sözleşmenin yürürlük tarihinde sona erer.
Evlilik sözleşmesi hangi noterden yapılmalıdır?
Mal rejimi sözleşmesi herhangi bir noterde yapılabilir; belirli bir noterlik dairesi ya da il sınırlaması bulunmamaktadır. Türk hukukunda ayrı bir mal rejimi sicili bulunmaz; ancak mal rejimi değişikliği eşlerin alacaklılarının haklarını sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m.213).
Evlilik sözleşmesiyle nafaka ve velayet düzenlenebilir mi?
Hayır. Mal rejimi sözleşmesi yalnızca eşler arasındaki mülkiyet ve mal düzenini kapsar. Nafaka ve velayet, mahkeme kararına bağlı konular olup önceden yapılan bir sözleşmeyle kesin biçimde belirlenemez; bu konular mal rejimi sözleşmesiyle bağlayıcı biçimde düzenlenemez; anlaşmalı boşanmada protokolde kararlaştırılan nafaka ve çocuklara ilişkin düzenlemeler ise hâkimin uygun bulmasına tabidir (TMK m.166/3).





















