Anlaşmalı boşanma davalarında tarafların üzerinde en dikkatli durması gereken konuların başında, müşterek çocuğun velayeti ve velayet almayan ebeveynle çocuk arasındaki kişisel ilişkinin nasıl düzenleneceği gelir. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca hâkim, boşanmaya karar verirken çocuğun velayetini belirlemek ve kişisel ilişki düzenlemesi yapmak zorundadır; bu konuları tarafların iradesi tek başına çözüme kavuşturamaz.
Bu yazı, anlaşmalı boşanma protokolünde velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinin nasıl şekillendiğini, takvimin hangi unsurları kapsaması gerektiğini ve hâkimin bu konudaki denetim yetkisini ele almaktadır.
Velayetin Protokolde Belirlenmesi
Anlaşmalı boşanmada eşler, müşterek çocuğun velayetinin kimde kalacağını protokolde açıkça kararlaştırır. Bu kararlaştırma, mahkemenin onayına sunulmak zorundadır; tarafların anlaşması tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
Protokolde velayet belirleme konusunda dikkat edilmesi gereken bazı pratik noktalar vardır:
- Velayet, yalnızca anne veya yalnızca babaya bırakılabileceği gibi, çocuk birden fazlaysa her biri için ayrı ayrı belirlenebilir.
- Ortak velayet, tarafların anlaşması ve çocuğun üstün yararına uygun bulunması hâlinde mümkündür; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017 sonrası uygulaması bu yöndedir.
- Protokolde velayetin kime bırakıldığı net biçimde yazılmalı; “her ikisi de” veya muğlak ifadeler kaçınılmalıdır.
- Çocuğun yaşı, sağlık durumu ve günlük yaşam koşulları, mahkemenin velayet kararını onaylayıp onaylamayacağını etkileyen başlıca unsurlardır.
Hâkim, protokoldeki velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararı açısından değerlendirir. Tarafların mutabık kaldığı düzenleme, bu ölçütle çelişiyorsa hâkim protokolü onaylamayabilir ya da yeniden müzakere edilmesini isteyebilir.
Velayet belirleme meselesi, anlaşmalı boşanma protokolünün tamamlanmasını doğrudan etkiler. Bu nedenle protokol hazırlık aşamasında velayetin somut koşullara göre değerlendirilmesi önem taşır. Protokolün hangi unsurları içermesi gerektiği hakkında anlaşmalı boşanma protokolünde mutlaka yer alması gereken maddeler sayfasını inceleyebilirsiniz.
Çocukla Kişisel İlişki Takviminin Düzenlenmesi
Velayeti almayan ebeveynin çocukla ilişkisi kesilemez; Türk Medeni Kanunu’nun 182/2. maddesi, kişisel ilişki kurulmasını hâkimin görevi olarak belirlemiştir. Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar bu takvimi kendileri kararlaştırabilir; hâkim de uygun bulduğu takdirde bu düzenlemeyi onaylar.
Pratikte sıkça karşılaşılan bir sorun, kişisel ilişki takviminin gereğinden muğlak tutulmasıdır. “Makul aralıklarla görüşme” gibi belirsiz ifadeler ileride anlaşmazlık kaynağı olabilmektedir.
Kişisel ilişki takviminde yer alması önerilen unsurlar şunlardır:
- Haftalık/iki haftalık düzenli görüşme: Hangi gün başlayıp hangi gün biteceği, teslim ve teslim alma saatleri ile yeri açıkça belirtilmelidir.
- Yarı yıl ve yaz tatili: Okul tatil dönemlerinde çocuğun hangi ebeveynde kalacağı gün bazında planlanmalıdır.
- Dini bayramlar ve ulusal tatiller: Her yıl hangi ebeveynde geçirileceği, çift/tek yıl gibi döngüsel bir formülle ya da sabit takvimle belirlenebilir.
- Doğum günü ve özel günler: Gerektiğinde bu günlere yönelik özel düzenleme eklenebilir.
- Teslim yeri ve ulaşım sorumluluğu: Çocuğun tesliminin nerede, nasıl ve kimin sorumluluğunda gerçekleşeceği netleştirilmelidir.
Takvim ne kadar ayrıntılı olursa, ileride ortaya çıkabilecek yorumlama farklılıkları o ölçüde azalır. Özellikle ebeveynlerin farklı ilçe veya şehirlerde yaşadığı durumlarda ulaşım ve teslim noktasının net tanımlanması kritik önem taşır.
Protokolde yapılan yaygın hatalar hakkında bilgi almak istiyorsanız anlaşmalı boşanma protokolünde sık yapılan hatalar sayfasını inceleyebilirsiniz.
Hâkimin Çocuğun Üstün Yararı Denetimi
Anlaşmalı boşanmada tarafların velayet ve kişisel ilişki konusunda hemfikir olması, hâkimi bu konudaki denetim yetkisinden vazgeçirmez. TMK m. 182 gereğince hâkim, çocuğun menfaatini re’sen gözetmek durumundadır.
Üstün yarar denetiminde hâkimin göz önünde bulundurduğu başlıca ölçütler şöyle sıralanabilir:
- Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi
- Çocuğun sağlık durumu ve özel gereksinimleri
- Her iki ebeveynin çocuğa bakım kapasitesi ve günlük yaşam koşulları
- Çocuğun okul ve sosyal çevresiyle sürekliliğinin korunması
- Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sürdürme hakkı
Bu denetim, hâkimin protokolde yer alan velayet veya kişisel ilişki düzenlemesini değiştirme ya da taraflara yeniden müzakere ettirme yetkisini de kapsar. Dolayısıyla protokol hazırlanırken tarafların oluşturduğu düzenlemenin çocuğun somut koşullarını yansıtması, onay sürecini doğrudan etkiler.
Küçük çocuğun görüşü, gerektiğinde hâkim tarafından da dinlenebilir; bu uygulama daha çok belirli bir olgunluk düzeyine ulaşmış çocuklar için gündeme gelir. Mahkemenin bu inisiyatifi kendi takdirindedir.
Velayete ilişkin çekişmeli bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu durumlarda ise konu farklı bir hukuki çerçevede ele alınır; bu konuyu çekişmeli boşanmada velayet sayfasında ayrıntılı biçimde bulabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma davası sürecinin genel işleyişi hakkında bilgi almak için anlaşmalı boşanma davası sayfasını, Antalya’daki boşanma süreçleri için ise Antalya Boşanma Avukatı sayfasını ziyaret edebilirsiniz.





















