Boşanma davası açıldığında eşlerin aynı konutu paylaşmaya devam edip etmeyeceği, uygulamada en sık gündeme gelen pratik sorunlardan biridir. Türk Medeni Kanunu, dava süresince konuttaki fiilî durumu düzenleyen ve hâkime geniş bir takdir yetkisi tanıyan tedbir mekanizmaları öngörmektedir. Bu sayfada dava süresince konutta kimin kalacağı, tedbiren konut tahsisinin nasıl işlediği ve şiddet hâlinde uzaklaştırma kararlarının konuta etkisi ele alınmaktadır.
Dava Süresince Konutta Kim Kalır?
Boşanma davası açılması, eşlerden birinin otomatik olarak evi terk etmesi sonucunu doğurmaz. Mahkemeden bir tedbir kararı alınmadığı sürece her iki eş de konutta yaşamaya devam edebilir; bu durum hukuken “ortak hayatın sürdüğü” anlamına gelmez, yalnızca fiilî bir birlikteliktir.
Uygulamada eşler çoğu zaman dava süresince aynı çatı altında kalmakta güçlük çeker. Bu durumda taraflardan biri, geçici tedbir kararı talep ederek hâkimin konuta ilişkin bir düzenleme yapmasını isteyebilir. Tedbir talebi, dava dilekçesinde yer alabileceği gibi dava açıldıktan sonra ayrı bir dilekçeyle de yapılabilir.
Hâkim tedbir kararında konutu hangi eşe tahsis edeceğine; tarafların ekonomik durumunu, varsa çocukların menfaatini, konutun kimin adına kayıtlı olduğunu veya kimin tarafından kiralandığını ve fiilî koşulları değerlendirerek karar verir. Konutun mülkiyeti veya kira sözleşmesinin tarafı olmak tek başına belirleyici değildir; hâkim bu unsurları bir bütün olarak değerlendirir.
Tedbiren Konutun Bir Eşe Tahsisi
Türk Medeni Kanunu’nun 186. maddesi eşlerin birlikte seçtikleri konuta ilişkin düzenleme yaparken, 197. maddesi eşlerden birinin haklı bir nedenle diğerinden ayrı yaşama hakkını ve bu kapsamda mahkemenin alabileceği önlemleri düzenlemektedir. Boşanma davası açıldığında ise mahkeme, TMK m. 169 uyarınca dava süresince eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen ya da talep üzerine belirleyebilir.
Tedbir kararıyla konut bir eşe tahsis edildiğinde, diğer eşin konuta girişi fiilen engellenmiş olur. Bu karar icra yoluyla uygulanabilir niteliktedir. Tahsis edilen eş konutun maliki ya da kiracısı olmasa dahi, tedbir kararı geçerliliğini sürdürür; ancak dava sonucunda bu durum yeniden değerlendirilebilir.
Tahsis kararının kapsamı yalnızca konuta erişimle sınırlı değildir; hâkim gerekli gördüğünde konuttaki eşyaların kullanımına, ortak çocukların konutta kalmasına ve benzeri yan meselelere de tedbir kararında yer verebilir. Aile konutu ve eşya paylaşımı konusundaki ayrıntılar, bu sürecin doğrudan bağlantılı bir parçasını oluşturmaktadır.
Tedbir kararlarına yönelik ayrıntılı bilgi için çekişmeli boşanmada geçici tedbir kararları sayfasını inceleyebilirsiniz.
Şiddet Hâlinde Uzaklaştırma ve Konut
Aile içi şiddet söz konusu olduğunda konuta erişim meselesi farklı bir hukuki zemine taşınır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağduruna yönelik koruyucu ve önleyici tedbirleri düzenlemekte; bu tedbirler arasında şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması ve konutun mağdura tahsisi açıkça yer almaktadır.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma kararı, boşanma davasından bağımsız olarak aile mahkemesinden ya da acele hâllerde Cumhuriyet savcısı veya kolluk marifetiyle alınabilir. Bu karar, şiddet uygulayan eşin konuta yaklaşmasını, mağdurla iletişime geçmesini ve belirtilen yerlere girmesini yasaklayabilir. Kararın ihlali hâlinde zorlayıcı hapis dahil çeşitli yaptırımlar devreye girebilir.
Önemli bir nokta olarak şunu belirtmek gerekir: 6284 sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma tedbirleri, boşanma davasının sonucunu ve konutun mülkiyet ya da kira ilişkisini doğrudan etkilemez. Dava sonunda mal rejimi tasfiyesi ve konutun devri ayrı bir değerlendirme konusudur.
Şiddet iddiasına dayanan davalarda delil toplama süreci kritik önem taşır. Çekişmeli boşanmada deliller sayfasında bu konuya ilişkin kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Boşanma sürecinde konut ve barınmaya ilişkin tüm bu meselelerin somut olaya göre değerlendirilmesi gerekir. Antalya Boşanma Avukatı sayfasında boşanma davalarında hukuki destek süreci hakkında daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Boşanma davası açıldığında eşlerden biri evi terk etmek zorunda mı?
Hayır. Mahkemeden tedbir kararı alınmadıkça her iki eş de konutta yaşamaya devam edebilir. Tedbir kararı olmaksızın evi terk etmek, hukuki açıdan “terk” sebebi sayılıp sayılmayacağı bakımından da ayrıca değerlendirilmelidir.
Kira sözleşmesi adıma kayıtlıysa eşim evden çıkarılabilir mi?
Kira sözleşmesinin kime ait olduğu, tedbir kararında belirleyici tek ölçüt değildir. Hâkim; tarafların ekonomik durumunu, çocukların menfaatini ve somut koşulları bir bütün olarak değerlendirerek konutu hangi eşe tahsis edeceğine karar verir. Kira sözleşmesi adınıza kayıtlı olsa dahi tahsisin diğer eş lehine yapılması mümkündür.
Şiddet durumunda uzaklaştırma kararı almak için boşanma davası açmak şart mı?
Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma ve konut tahsis kararları, boşanma davasından bağımsız olarak alınabilir. Acele hâllerde Cumhuriyet savcısı veya kolluk aracılığıyla da tedbir uygulanabilmesi mümkündür.





















