Boşanma davası açıldıktan sonra taraflar arasında uzlaşma sağlanması ya da kararın gözden geçirilmesi hâlinde dava belirli hukuki yollarla sona erdirilebilir. Bu noktada Türk usul hukukunun iki farklı kurumu devreye girer: feragat ve davanın geri alınması. Her ikisi de davayı sonlandırmakla birlikte hukuki nitelikleri, koşulları ve sonuçları bakımından birbirinden ayrışır.
Hukuki Muhakemeler Kanunu’nun (HMK) ilgili hükümleri çerçevesinde bu iki yolun doğru biçimde değerlendirilmesi, ilerleyen süreçte yeni bir dava açılıp açılamayacağını doğrudan belirler. Bu nedenle hangi yolun seçileceği, somut durumun özelliklerine göre dikkatli biçimde irdelenmelidir.
Davadan Feragat ile Davanın Geri Alınması Arasındaki Fark
Davadan feragat, davacının dava konusu hakkından tamamen vazgeçmesidir. HMK madde 311 uyarınca feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur; yani davacı, feragat ettiği talep bakımından ileride yeniden dava açma hakkını yitirir. Boşanma davası özelinde bu durum, aynı vakıalara dayanan yeni bir davanın önünün kapanması anlamına gelebilir.
Davanın geri alınması (davadan vazgeçme) ise HMK madde 123’te düzenlenir ve farklı bir sonuç doğurur. Davacı, davasından vazgeçmekle birlikte talep hakkından vazgeçmiş olmaz; dolayısıyla aynı konuda yeniden dava açma imkânını saklı tutar. HMK madde 123 uyarınca davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir; bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
İki kurumun temel ayrım noktası şudur: feragat hakkı sona erdirirken, geri alma yalnızca o davayı sona erdirir. Boşanma sürecinde eşlerin eşzamanlı dava açtığı ya da karşı dava bulunduğu durumlarda bu ayrımın pratik önemi daha da belirginleşir. Çekişmeli boşanmada karşı dava meselesini ayrıca incelemeniz, doğru adımı belirleme açısından faydalı olacaktır.
Uygulamada dikkat çeken bir başka husus, feragatin hangi aşamada yapıldığıyla ilgilidir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir; hüküm verildikten sonra yapılırsa, kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve feragat doğrultusunda ek karar verilir (HMK m. 310).
Feragatin Hukuki Sonuçları
Boşanma davasından feragat edilmesi hâlinde mahkeme davayı esastan incelemeksizin sona erdirir ve bu karar, kesin hükmün tüm sonuçlarını taşır. Söz konusu sonuçların başında kesin hüküm (res judicata) etkisi gelir: feragat edilen dava konusu bakımından aynı taraflar arasında yeniden dava açılamaz.
Yargılama giderleri bakımından ise kural olarak feragat eden taraf, karşı tarafın yargılama giderlerini karşılamakla yükümlü tutulur. Bu durum, feragat kararının mali sonuçlarının da önceden gözetilmesini zorunlu kılar.
Feragat beyanı, sözlü olarak duruşmada tutanağa geçirilebileceği gibi yazılı dilekçeyle de mahkemeye sunulabilir. Her iki hâlde de beyan kesin ve koşulsuz olmalıdır; şarta bağlı feragat geçerli sayılmaz.
Boşanma davalarında feragatin özel bir boyutu daha vardır: eğer geçici tedbir kararları verilmişse, bu kararlar davanın devamı süresince alınan önlemler olduğundan dava sona erdiğinde kural olarak etkisini yitirir; o tarihe kadar birikmiş tedbir nafakası gibi alacakların durumu ise ayrıca ele alınmalıdır.
Barışma Hâlinde İzlenecek Yol
Eşlerin dava sürecinde yeniden bir araya gelmeye karar vermesi hukuken de karşılık bulan bir durumdur. Evlilik birliğinin devamı taraflarca isteniyorsa, izlenecek usul yola girilmeden önce netleştirilmelidir.
Barışma hâlinde en sık tercih edilen yol davanın geri alınmasıdır; bu yol, ileride taraflar arasında yeni bir uyuşmazlık doğması durumunda dava açma imkânını korur. Buna karşın feragat yolu tercih edilirse, aynı boşanma gerekçesine dayalı yeni bir dava açılması ciddi hukuki güçlüklerle karşılaşabilir.
Davacının tek taraflı olarak davayı geri alması mümkün değildir; geri alma ancak davalının açık rızasıyla gerçekleşebilir (HMK m. 123). Feragat ise karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir (HMK m. 309/2). Dolayısıyla barışma kararı her iki tarafı da kapsayan ortak bir irade gerektirir ve bu iradenin usule uygun biçimde mahkemeye yansıtılması önem taşır.
Yargılama sürecinde boşanma kararı henüz kesinleşmemişse taraflar, dilekçe ya da duruşmada beyanla davayı sonlandırabilir. Karar kesinleştikten sonra ise artık dava değil, evlilik birliğinin yeniden kurulmasına ilişkin ayrı bir hukuki süreç söz konusu olur.
Boşanma davasının genel seyri, başvurulan mahkeme ve yargılama usulüyle birlikte değerlendirilmesi gereken bu süreç hakkında daha kapsamlı bir çerçeve edinmek için Boşanma Davası Nedir? sayfasını inceleyebilirsiniz. Feragat ya da geri alma adımından önce sürecin tamamını değerlendirmek için Antalya Boşanma Avukatı sayfasına da göz atabilirsiniz.





















