Soybağının reddi davasında çocuk, kendi adına bağımsız bir dava açma hakkına sahiptir; ancak bu hakkın kullanılabilmesi belirli bir süre koşuluna bağlıdır. Türk Medeni Kanunu, çocuğa erginliğe ulaştıktan sonra bir yıllık hak düşürücü süre tanır. Bu süre, çocuğun dava açma hakkına özgü bir düzenlemedir; ancak gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Aşağıda bu bir yıllık sürenin başlangıç anı, hesaplanma biçimi ve diğer davacıların süresiyle nasıl farklılaştığı ele alınmaktadır. Soybağının reddi davalarında öngörülen hak düşürücü sürelerin genel çerçevesi için Soybağının Reddi Davasında Hak Düşürücü Süreler sayfasına bakabilirsiniz; bu sayfa yalnızca çocuğun süresini ele almaktadır.
Çocuğun Erginlik Sonrası Bir Yıllık Süresi
Türk Medeni Kanunu madde 289 uyarınca çocuk, ergin olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir. Bu bir yıl, hak düşürücü niteliktedir; yani süre geçirildiğinde dava hakkının kendisi ortadan kalkar, herhangi bir itiraz yoluyla yeniden canlandırılamaz.
Hak düşürücü süre mahkemece re’sen gözetilir. Taraflardan biri süreyi öne sürmese dahi hâkim, davanın süresinde açılıp açılmadığını kendiliğinden inceler. Bu durum, sürenin titizlikle takip edilmesini daha da kritik kılar.
Çocuğun ergin olmadan önce babası olduğu öne sürülen kişiyle birlikte yaşıyor olması ya da soybağına dair bilgiye ergin olmadan ulaşmış bulunması, sürenin erginlik tarihinden itibaren işlemesini engellemez. Süre, TMK’nın belirlediği başlangıç noktasından işlemeye başlar ve bu başlangıç noktası aşağıda ayrıca ele alınmaktadır.
Erginlik öncesinde çocuk adına atanan kayyım (TMK m.291/2) dava açmamışsa, bu durum çocuğun kendi süresini etkilemez. Çocuğun erginlik sonrası hakkı bağımsız bir haktır; başkasının daha önce dava açıp açmamasından ya da açmamış olmasından bağımsız olarak değerlendirilir.
Sürenin Başlangıç Anının Belirlenmesi
Türk hukukunda kural olarak erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla kazanılır (TMK m. 11). Bu nedenle bir yıllık süre, kural olarak çocuğun onsekiz yaşını doldurduğu günden itibaren işlemeye başlar.
Ancak TMK madde 289’un öngördüğü düzenleme yalnızca erginlik tarihiyle sınırlı değildir. Çocuk erginleştiği sırada soybağının kendisine ait olmadığını bilmiyorsa, başlangıç anının tespiti farklı bir boyut kazanabilir. Kural olarak bir yıllık süre erginlik tarihinden işler; ancak TMK m.289 uyarınca gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Uygulamada çocuğun gerçeği erginlikten sonra öğrenmesi bu kapsamda haklı sebep olarak değerlendirilebilmektedir.
Dolayısıyla çocuk erginleştikten sonra uzun süre geçirmeden davayı açmak, hak kaybı riskini ortadan kaldırır. Erginleşme tarihinin tam olarak belirlenmesi — özellikle yargı yoluyla erken erginlik söz konusuysa — sürenin doğru hesaplanabilmesi açısından önem taşır.
Çocuğun Süresinin Kocanınkinden Farkı
Soybağının reddi davasında koca ve 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten bu yana ana da dava açma hakkına sahiptir; ana doğumdan başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Kocaya tanınan süre ise farklı bir düzenlemeye tabidir. Koca, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde davasını açar; gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre bu sebebin ortadan kalkmasından sonra işlemeye başlayabilir. Kocanın davası için kanunda daha önce bulunan, doğumu esas alan mutlak üst sınır Anayasa Mahkemesi’nin 2009 tarihli kararıyla iptal edildiğinden, kocanın süresi öğrenmeye bağlı bir yıllık hak düşürücü süredir.
Çocuğun süresinde ise bu ikili yapı yoktur. Çocuk için tek bir başlangıç noktası belirlenmiştir: erginlik tarihi. Öğrenme anına bağlı ayrı bir süre işletilmez; erginleşmekle birlikte bir yıl başlar ve bu sürenin bitiminde hak düşer.
Süre uzunluğu bakımından ise fark yoktur. Koca, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde davasını açar; gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre bu sebebin ortadan kalkmasından sonra işlemeye başlayabilir. Dolayısıyla her iki davacı için de süre bir yıldır; fark, sürenin başlangıcını belirleyen tetikleyicidedir.
Son olarak, küçüğün soybağının reddi davasında kayyım atanması meselesinin bu süreyle nasıl kesiştiğini merak ediyorsanız küçük çocuk ve kayyım atanması konusunu inceleyebilirsiniz. Soybağının reddi davasının genel işleyişine ilişkin daha kapsamlı bilgiye ise Antalya Soybağının Reddi Avukatı sayfasından ulaşabilirsiniz.





















