Ortak Aracın (Taşıtın) Boşanmada Durumu

Ortak Aracın (Taşıtın) Boşanmada Durumu
Ortak Aracın (Taşıtın) Boşanmada Durumu

Boşanma sürecinde eşlerin birlikte edindiği ya da evlilik içinde satın alınan araçlar, mal paylaşımı tartışmalarının sık gündeme geldiği konulardan biridir. Taşıtın kimin adına tescil edildiği, nasıl finanse edildiği ve fiilen kimin kullandığı; aracın hukuki statüsünü ve paylaşım hesabını doğrudan etkiler.

Türk Medeni Kanunu’nun edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m. 218 vd.) evlilik süresi içinde edinilen araçları kural olarak edinilmiş mal sayar. Ancak bu genel ilkenin somut olaya nasıl yansıdığı, ruhsat kaydı, finansman biçimi ve aracın hangi kaynakla alındığı incelenerek belirlenir.

Ruhsat Sahibi ile Fiili Kullanım Ayrımı

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir soru şudur: Ruhsat yalnızca eşlerden birinin adına düzenlenmiş olsa bile araç paylaşıma konu olur mu?

Tescil kaydı mülkiyeti değil, sicil kaydını gösterir. Aracın gerçek anlamda kime ait olduğu ya da hangi varlıklardan finanse edildiği, ruhsattaki isimden bağımsız olarak değerlendirilebilir. Evlilik birliği içinde, eşlerin ortak geliriyle ya da edinilmiş mallarla satın alınan bir taşıt; ruhsatta yalnızca bir eşin adı yer alsa bile tasfiye sırasında edinilmiş mal olarak ele alınabilir.

Öte yandan fiili kullanım da tek başına belirleyici değildir. Aracı uzun süredir yalnızca bir eş kullanıyor olması, diğer eşin katılma alacağı hakkını ortadan kaldırmaz. Katılma alacağı, kullanım değil edinim koşullarına; yani aracın hangi kaynakla ve ne zaman satın alındığına göre şekillenir.

Önemli bir istisna: Araç evlilikten önce edinilmişse ya da miras, bağış gibi bir karşılıksız kazanım yoluyla elde edildiyse kişisel mal niteliği taşır ve tasfiye kapsamı dışında kalır (TMK m. 220). Evlilik öncesi alınan bir aracın değer artışının paylaşıma yansıyıp yansımayacağı ise somut koşullara ve taraflar arasındaki katkı ilişkisine göre ayrıca değerlendirilir.

Kredili Aracın Boşanmadaki Durumu

Evlilik süresi içinde kredi ya da leasing yoluyla edinilen araçlar, finansmanın nasıl yapılandırıldığına bağlı olarak farklı bir tablo ortaya çıkarabilir.

Eğer kredi taksitleri evlilik içinde, eşlerin ortak geliriyle ödendiyse araç edinilmiş mal sayılır. Bu durumda tasfiyede dikkate alınan değer, aracın güncel piyasa değerinden kalan borç düşüldükten sonra kalan net tutardır. Henüz ödenmemiş taksitler, paylaşıma açık değeri doğrudan etkiler.

Kredinin bir kısmı evlilik öncesinde, bir kısmı evlilik döneminde ödenmiş olabilir. Bu durumda katkı oranları ayrıştırılarak hesaplanır; yalnızca evlilik içindeki ödeme dönemi edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Taksitlerin kim tarafından ödendiği, ödemenin hangi varlıktan karşılandığı ve kredi sözleşmesinin tarafı kim olduğu; bu hesapta belirleyici olgular arasında yer alır.

Leasing sözleşmelerinde ise araç teknik olarak leasing şirketinin mülkünde olduğundan durum daha karmaşık bir hal alabilir. Hak ve yükümlülüklerin tasfiyede nasıl ele alınacağı, sözleşme koşullarına ve kalan ödeme miktarına göre değişir.

Aracın Değerinin Paylaşıma Yansıması

Bir araç edinilmiş mal olarak nitelendirildikten sonra sıradaki mesele, bu değerin tasfiyeye nasıl yansıtılacağıdır. Türk hukukunda edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye, malların aynen bölüşülmesinden çok katılma alacağı hesabı üzerinden yürür.

Aracın tasfiye anındaki değeri esas alınır. Bu değer genellikle ikinci el piyasa rayici üzerinden belirlenir; taraflar arasında uzlaşı sağlanamazsa mahkeme bilirkişi incelemesine başvurabilir. Araç üzerinde devam eden kredi borcu varsa net değer hesaplanır ve bu net tutar paylaşım hesabına dahil edilir.

Anlaşmalı boşanma süreçlerinde eşler aracın kime kalacağını, diğer eşin ne şekilde denkleştirileceğini protokolde serbestçe kararlaştırabilir. Taraflardan biri aracı devralıyorsa diğerine ödeme yapılması ya da başka bir varlıkla denkleştirme yoluna gidilmesi mümkündür. Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı konusunda daha ayrıntılı bilgiye ilgili sayfadan ulaşabilirsiniz.

Çekişmeli davalarda ise mahkeme, aracın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunu; tarafların sunduğu delillere — banka kayıtları, kredi sözleşmesi, ödeme dekontları, tanık beyanları — dayanarak belirler. Bu ayrım, katılma alacağının hesaplanmasında temel hareket noktasıdır.

Boşanma sürecinde araçların yanı sıra konut ve ev eşyalarının durumu da ayrı bir değerlendirme gerektirir; bu konuya boşanmada aile konutu ve eşya paylaşımı sayfasından göz atabilirsiniz.

Araç paylaşımına ilişkin uyuşmazlıklar, tasfiye sürecinin bütünüyle bağlantılıdır. Genel mal paylaşımı esasları ve süreç hakkında daha kapsamlı bilgi için Antalya Boşanma Avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz.