Mahkeme kararıyla ya da tedbir kararıyla belirlenen çocuk teslim günü geldiğinde çocuk teslim edilmiyorsa, hak sahibi tarafın başvurabileceği hukuki yollar ve bu durumun doğurduğu yaptırımlar mevcuttur. 2023’ten bu yana çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulması, icra daireleri değil, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADSİM) aracılığıyla yerine getirilmektedir. Teslim kararına uyulmadığında ne yapılacağını doğru bilmek, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyicidir.
Çocuğu Teslim Etmeyen Tarafa Karşı Başvurulabilecek Yollar
Mahkemece verilen ilam veya tedbir kararı çerçevesinde çocuk teslim yükümlülüğü yerine getirilmiyorsa hak sahibi taraf, söz konusu kararla birlikte çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne (ADSİM) başvurur. ADSİM’in bulunmadığı yerlerde başvuru, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
Teslimin normal prosedürü, yani uzmanlar eşliğinde nasıl gerçekleştirildiği ayrı bir konudur; bu adımlar Çocuk Teslimi Nasıl Yapılır? sayfasında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Buradaki odak noktası, yükümlü tarafın rızasıyla uymadığı durumlardır.
Yükümlü taraf ADSİM sürecine rağmen teslimi gerçekleştirmezse, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/B maddesi kapsamında müdürlük gerekli işlemleri başlatır. Bu noktadan sonra süreç, aşağıda ayrıntılanan yaptırım mekanizmalarına geçer.
Teslime Uymamanın Doğurduğu Yaptırımlar
Çocuk teslim kararına ya da kişisel ilişki kurulmasına dair tedbir kararına aykırı davranan veya bu kararların yerine getirilmesini engelleyen kişi hakkında uygulanabilecek yaptırımlar hem özgürlüğü kısıtlayıcı hem de velayet düzenlemesini doğrudan etkileyen nitelik taşır.
Zorla Teslim ve Kolluk Desteği
Teslim emrine karşın çocuğun fiilen teslim edilmediği durumlarda kolluk kuvvetlerinden destek talep edilebilir. Müdürlüğün talep etmesi üzerine kolluk zorla teslim işlemine katılabilir; bu yol, yükümlünün kararı tamamen yok saydığı hâllerde devreye girer.
Öte yandan teslim emrine aykırı davranan ya da emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine disiplin hapsiyle cezalandırılır. Çocuk tesliminde bu süre üç aya kadar, kişisel ilişki kararının engellenmesinde ise üç günden on güne kadar disiplin hapsidir (ÇKK m.41/F).
Bu yaptırım, TCK kapsamında açılan bir ceza davası değil; kararı uygulatan bir disiplin tedbiridir ve mahkeme aracılığıyla talep edilir. Şikâyet hakkı, ihlalden itibaren bir ay içinde kullanılmalıdır; bu sürenin aşılması hak kaybına yol açabilir.
Teslime Direnmenin Velayet Değişikliğine Etkisi
Kişisel ilişki düzenlemesine uymayan velayet sahibinin, bu davranışı nedeniyle velayetini kaybedebileceği hem TMK hem de yargı uygulamasında açıkça düzenlenmiştir. TMK m.182/2 uyarınca mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararda ihtar eder. TMK m.324/3 ise aynı ilkeyi kişisel ilişki kararları açısından pekiştirir: velayet sahibi bu düzenlemenin gereklerini yerine getirmezse velayet değiştirilebilir; bu husus, kişisel ilişkiye dair kararda taraflara zaten ihtar edilir.
Velayetin değiştirilmesinin tam süreci ve gerekli koşullar ayrı bir inceleme konusudur; bu konuya Velayetin Değiştirilmesi ve Kaldırılması sayfasında ayrıntılı olarak yer verilmektedir. Burada önemli olan şudur: teslim ihlali, velayetin yeniden değerlendirilmesi için mahkemeye başvuruda somut ve belgelenebilir bir dayanak oluşturur.
Velayet değişikliği kararı otomatik olarak gerçekleşmez; hak sahibi tarafın bu gelişmeleri belgeleyerek mahkemeden değişiklik talep etmesi gerekir. Her teslim ihlalinin yazılı olarak kayıt altına alınması — ADSİM tutanakları, tanık beyanları, iletişim kayıtları — ilerideki yargılama sürecinde belirleyici rol oynar.
Tekrarlayan Teslim İhlallerinde Atılacak Adımlar
Teslim ihlali tek seferlik değil, sistematik bir direniş biçimine dönüştüğünde izlenecek yol, hem yaptırım başvurularının tekrarlanmasını hem de uzun vadeli hukuki adımları kapsar.
Her ihlal için ayrı şikâyet hakkı doğabileceğinden, ihlal tarihinden itibaren bir ay içinde müdürlük aracılığıyla işlem başlatılması önem taşır. Süresi geçirilen ihlaller için bu yola başvurulamaz; bu nedenle her teslim gününün ve yaşanan engelin belgelenmesi pratik bir zorunluluktur.
Tekrarlayan ihlaller aynı zamanda velayetin yeniden değerlendirilmesi talebine güçlü bir zemin hazırlar. Mahkeme, somut ve belgelenmiş ihlaller karşısında çocuğun menfaatini esas alarak velayet düzenlemesini yeniden ele alabilir. TMK m.183 uyarınca yeni olgular ortaya çıktığında hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır; süregelen teslim direnişi bu “yeni olgu” kapsamında değerlendirilebilir.
Bu süreçte atılacak adımların hukuki açıdan doğru sıralanması ve belgelerin eksiksiz hazırlanması kritiktir. Antalya’da çocuk teslimi ve velayet uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki destek için Antalya Velayet Avukatı sayfasından bilgi alabilirsiniz. Ayrıca bu süreçte Av. Pınar Yılmaz Büyükurgancı ile görüşerek dosyanıza özgü değerlendirme yaptırabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Eski eşim çocuğu teslim etmiyorsa önce ne yapmalıyım?
Elinizdeki ilam veya tedbir kararıyla birlikte çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne (ADSİM) başvurmanız gerekir. ADSİM yoksa Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü yetkilidir. Başvuruyu bir hukuki süreç başlatır; bu süreçte teslim ihlalini belgeleyen tüm kayıtları — tarih, tanık, yazışma — hazır bulundurmanız süreci kolaylaştırır.
Çocuğu sürekli teslim etmeyen tarafın velayeti değişebilir mi?
Evet, mümkündür. TMK m.182/2 ve m.324/3 uyarınca kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetini kaybedebilir. Bu değişiklik kendiliğinden gerçekleşmez; hak sahibi tarafın belgelenmiş ihlalleri mahkemeye sunarak değişiklik talebinde bulunması gerekir. Her ihlali yazılı olarak kayıt altına almak, ilerleyen aşamalarda belirleyici olur.
Teslim etmemenin cezai bir sonucu var mı?
Teslim emrine aykırı davranan ya da emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi hakkında, bir ay içinde şikâyet üzerine disiplin hapsi uygulanabilir. ÇKK m.41/F uyarınca çocuk tesliminde bu süre üç aya kadar, kişisel ilişki kararının engellenmesinde ise üç günden on güne kadardır. Bu, TCK kapsamında bir suç değil; kararın uygulatılmasına yönelik bir disiplin yaptırımıdır. Şikâyet hakkı, ihlalden itibaren bir aylık süreyle sınırlıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle süreler ve başvuru koşulları zaman içinde değişebileceğinden, kesin bilgi ve kendi durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.





















