EŞE AİT SES VE GÖRÜNTÜ KAYITLARI BOŞANMADA DELİL OLARAK KULLANILABİLİR Mİ?

 

Eşe Ait Ses ve Görüntü Kayıtları Boşanmada Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 189. maddesi  tarafların ispat hakkını düzenlemiş ve ispat hakkının sınırlarını çizmiştir.

1.İspat Hakkı

MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Madde metnine baktığımızda ses kayıtları, telefon görüşme kayıtları, video ve fotoğrafların boşanma davasında delil olarak kullanılabilmesinin ancak hukuka uygun şekilde elde edilmelerine bağlı olduğunu ifade etmek mümkün. Yargıtay önüne gelen boşanma davalarında, boşanma davalarının niteliği gereği kişilerin özel hayatını ilgilendirdiğini, eşlerin birlikte yaşadıklarını ve dolayısıyla davada ispatlanması gereken vakıaların özel hayatın gizli alanlarını ilgilendirdiğini göz önünde bulundurarak somut olayın özelliklerine göre kararlar vermektedir.

2.Eşe Ait Hukuka Aykırı Şekilde Elde Edilmemiş ve Hukuka Aykırı Şekilde Yaratılmamış  Ses, Görüntü ve Kayıtlar Boşanma Davasında Delil Olarak Kullanılabilir.

Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine  sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. (TMK m.185) Aldatan eş, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak Kanunu ihlal etmekte, kusurlu davranmaktadır. Aldatılan eşin, sırf bu hukuka aykırı eylemi ortaya çıkartmak ve mahkemeye sunmak  için aldatan eşin ses ve görüntü kayıtlarını onun bilgisi dışında kayda alması hukuka aykırı bir eylem olarak değerlendirilmemektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/17220 Esas sayılı, 2008/13614 Karar sayılı ve 20.10.2008 tarihli ilamı “…eşlerin evlilik birliği süresince birbirlerine sadık olmakla yükümlü olduklarını ve eşinin sadakatinden şüphe duyan eşin, ses kayıt cihazı yerleştirerek eşinin konuşmalarını kaydetmesi sonucu elde ettiği delilleri hukuka uygun olarak kabul etmiştir. Söz konusu kararda “Delilin elde edilişinde hukuka uygunluk nedenleri varsa, o zaman kanuna aykırılık ortadan kalkar. Kuşkusuz Anayasaya göre; herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptirAncak, evlilik birliğinde eşlerin, evliliğin devamı süresince birbirlerine sadık kalmaları da yasal bir zorunluluktur.(TMK.m.185/3) O nedenle, evlilikte, evlilik birliğine ilişkin yasal yükümlülükler alanı, eşlerin her birinin özel yaşam alanı olmayıp, aile yaşamı alanıdır. Bu alanla ilgili de eşlerin tek tek özel yaşamlarının değil bütün olarak aile yaşamının gizliliği ve dokunulmazlığı önem ve öncelik taşırBu bakımdan evliliğin yasal yükümlülükler alanı, diğer eş için dokunulmaz değildir. Bu nedenle, eşinin sadakatinden kuşkulanan davacı-davalının, birlikte yaşadıkları her ikisinin de ortak mekânı olan konutta, eşinin bilgisi dışında ses kayıt cihazı yerleştirerek, eşinin aleni olmayan konuşmalarını kaydetmesinde bu suretle sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmayan davranışlarını tespit etmesinde özel hayatın gizliliğinin ihlalinden söz edilemez ve hukuka aykırılık bulunduğu kabul olunamaz.’’ şeklindedir..

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23.0.2.2021 tarihli 2021/478 Esas 2021/1604 Karar sayılı ilamı “Kadının, erkeğin telefonundaki SKYPE isimli uygulamadan, başka kadınlarla yapmış olduğu cinsel içerikli yazışmaların erkeğin haberi olmaksızın, onun bilgisi ve rızası dışında sırf delil oluşturmak maksatlı olarak ekran görüntülerini alması hukuka aykırı değildir. Usulüne uygun olarak elde edilen ve dosyaya sunulan bu delil, hükme esas alınmalıdır.” şeklindedir. Özetle Yargıtay, eşinin sadakatinden kuşkulanan eşin, telefon yazışma ekran görüntülerini elde etmesinde, birlikte yaşanılan  konuta eşinin bilgisi dışında ses kayıt cihazı yerleştirerek, eşinin aleni olmayan konuşmalarını kaydederek sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmayan davranışlarını tespit etmesinde özel hayatın gizliliğinin ihlalinden ve hukuka aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceğine karar veriyor. Yani, ses ve görüntü kaydı boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir. Burada önemli olan aldatılan eşin, aldatan eşinin ses ve görüntü kayıtlarını sırf aldatma vakasını ispatlayabilmek ve mahkemeye delil olarak sunabilmek için almış olmasıdır.

3.Hukuka Aykırı Olarak Yaratılan veya Elde Edilen Ses, Video ve Görüntü Kayıtları Boşanma Davalarında Delil Olarak Kullanılamaz.

Bir delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesi ile hukuka aykırı şekilde yaratılması farklıdır. Özellikle boşanma davalarında, delillerin hukuka aykırı elde edilmesi yasağının boşanma davasının mahiyeti gereği oldukça esnetildiği görülmüştür. Ancak bu durumdan farklı olarak, hukuka aykırı şekilde yaratılan deliller hiçbir şekilde hükme esas alınamamaktadır. Yargıtay’ın kurgu sonucu oluşturulan videonun (montaj) hükme esas alınamayacağına,sahte hesap açılarak sosyal medya hesaplarından elde edilen delillerin de hukuka aykırı olduğuna,  telefonlara yüklenilen casus programlar ve şifre kırma  programları aracılığıyla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına ilişkin pek çok kararı mevcuttur.

“Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi kullanılarak kocanın, dayısıyla görüşmelerine ilişkin iletişim kayıtları; davacı kadının, sosyal paylaşım sitesinde kendisini “kocanın dayısı” yerine koymak suretiyle “dayısı ile koca” yazışıyormuş görüntüsü verilerek davacı kadın tarafından oluşturulduğu, davacı kadının da bunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapılan görüşme kayıtları da vakıaların ispatında dikkate alınamaz.” karar metninden anlaşıldığı üzere Yargıtay; aldatılan kadının aldatmayı ispatlamak için kocasının dayısı adına Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde sahte hesap açması ve dayısı gibi davranarak kocası ile facebook üzerinden yaptığı yazışmalara ilişkin kayıtlarda kocanın itirafı bulunsa bile bu iletişim kayıtlarının hukuka aykırı olarak yaratılması sebebiyle delil değeri olmadığına karar vermiştir. Yine başka bir kararda,  

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2011/703 Esas sayılı, 2012/70 Karar sayılı ve 15.02.2012 Tarihli ilamında ise; taraflarca ileri sürülen delillerin gerçek, yani kurgu ürünü olmaması gerektiğini açıkça ifade etmiştir. Söz konusu kararda “Bir delilin mahkemece kabul edilebilmesi için, gerek öğretide yer alan ağırlıklı görüş, gerekse de Hukuk Genel Kurulu Kararlarında ortaya konulan ölçüt; o delilin usulsüz olarak yaratılmamış olması ve hukuka aykırı biçimde elde edilmemesidir. Vurgulanmalıdır ki, bir delilin usulsüz olarak elde edilmesi ayrı, usulsüz olarak yaratılması ayrı bir olaydır. Usulsüz olarak elde edilen bir delil somut olayın özelliğine göre değerlendirilebilirse de; usulsüz olarak yaratılan bir delilin hiçbir şekilde delil olarak kabulü olanaklı değildir. Mahkemece, hükme esas alınan CD, sırf boşanma davasında delil olarak kullanılmak amacıyla bir kurgu sonucu oluşturulmuştur. O halde bu şekilde oluşturulmakla usulsüz olarak yaratılmış bu delilin hükme esas alınması mümkün değildir.” denmek suretiyle kurgulanan kayıtların delil değerinin olmadığı belirtilmektedir.

4.Zina, Aldatma Hukuka Aykırı Delil

Zinaya dayalı boşanma davası-ispat, delilin hukuka aykırı olduğunu veya hukuka aykırı yöntemle elde edildiğini iddia eden taraf bu iddiasını ispat etmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/794 Esas, 2021/2440 Karar sayılı ilamı "Bölge adliye mahkemesi, davacı-davalı erkeğin dosyaya sunduğu ses ve mesaj kayıtlarının hukuka uygun şekilde elde edildiğinin kanıtlanamadığından ve kayıtların hukuka aykırı delil olduğundan bahisle, erkeğin boşanma sebebine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Davalı-davacı kadın erkeğin dosyaya sunduğu kayıtların hukuka aykırı olarak elde edildiğini ispatlayamamıştır. Mesaj kayıtlarının elde edilişi hukuka uygun olduğu gibi, zinanın varlığı dosya kapsamındaki tanık beyanları ve diğer delillerle de sübut bulmuştur. Öyleyse, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir." şeklinde olup ispat yükünün altını çizmektedir.

Yukarıda birbirine paralel görüşe yer veren ilk iki karara bakıldığında; boşanma davalarında hukuka aykırı olarak elden edilmiş delillerin değerlendirilmesinde somut olayın özelliğine göre esnek davranıldığı, eşlerin birlikte yaşadığı konutta bulunan günlük, not defteri gibi eşyalara delil olarak dayanılabildiğini, yine  telefon yazışma içeriklerinin kullanılabildiğini, boşanma davasında kullanılmak üzere  alınan ses ve video kayıtlarının olay özelliğine göre  hukuka aykırı  delil sayılmadığını ve yargılama esnasında hükme esas alınabildiğini söyleyebiliriz.

 

 


Yol Tarifi